Hayatım boyunca süren yazma isteğimin, hiçbir zaman bir düzen içerisinde ilerlemeyen ve her seferinde de; başarısızlıkla sonuçlanan günlük tutma çabalarımın sanal alemdeki yansıması...

Bildiğim en doğru yerden başladım yazmaya, kendimden.

6 Aralık 2016 Salı

EVLENDİK BİZ!



Günlük telaşlarımla yeterince meşgulken bir de evlilik hazırlıkları devreye girince tam bir yıl geçmiş yazmayalı. 
Derken; evlendik biz...

Rüya gibi bir gün geçirdik, hem evlendik, hem de eğlendik:)
   21 Mart 2016 saat 14.05'de nikahlandık...sonrasında işten ayrıldım. Nikahımız 28 Mayıs'ta düğün salonunda da protokol olarak kıyıldı, biz de böylelikle iki kere evet demiş olduk:) Bence çok da güzel oldu.
Bunlar da nikah şekerlerimiz:)
Evlendikten sonra İzmir'den ayrılacağım ve eşimin işi sebebiyle Konya'da ev kuracağımız için yürek dayanmaz bir telaş içinde hazırlıklara koyuldum. Ev eşyaları, düğün hazırlıkları,gelinlik, çeyiz vesaire derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.. Bu yüzdendir ki ancak balayı dönüşünde evimize geldiğimizde, eşimin işe gittiği ilk sabah "E ben şimdi napıcam bütün gün:)" dedim kendime.
25 Mayıs'ta ev kınası yaptım. Aile ve dostlar arasında sıcak, samimiydi.  Hem ağlarım, hem giderim'di...

Baba ocağından ayrılmak zor. Düğünümüz Ankara'da olduğundan; kız tarafı ODTU'nün lojmanlarında misafir olduk.Oradan gelin çıktım. Ne mutlu ki telimle duvağımla gelin oldum. Hala o anı düşünürken; gözlerim dolar.Hele İzmir'den baba evinden o çıkışımı hiç unutamam... İçim buruk, bir dahaki gelişimde adı misafirlik... Çok özlüyorum annemi, babamı, anneannemi, Şegi'mi...Gurbette olmanın her türlüsü çok zor, adı gurbet bir kere...

 Oğlan tarafı vur patlasın çal oynasın:) Daha beş kilometre ileriden çala oynaya geldiler, pek şen pek şakraktı her şey.. Gelin konvoyunda bile arabaları durdurup bir güzel oynadık:)
Günün her anı birbirinden güzeldi..


Hoş; muzurluklar da üstümüzdeydi hani...
Üzerinden 6 ay geçmiş olmasına inanamıyorum. Dün gibi.. Dahası sen ben dünkü çocuk, ne ara büyüdüm de evli genç bir bayan oldum. Hala içimde bir çocuk var da fırlayıp dışarı çıkıverecekmiş gibi.. Ne çabuk geçiyor zaman...
 


Gelin çiçeğimi de darısı bekarların başına diye attım:) Çok eğlenceli bir şeymiş, herkes mutlaka yapmalı bence.

Bu arada benim nikah şahidim anneannem eşimin de eniştesi oldu.Benim anne yarımdan da öte, canımın içi tontonum, iyi ki varsın Allah sana daha çok uzun, sağlıklı bir ömür versin.
Böylelikle biz ömür boyu birlikte mutlu olmaya, birbirimizi her zaman sevmeye, korumaya, güvenmeye, emek vermeye tüm sevdiklerimizin önünde bir kez daha "Evet" dedik...
Bin ömrüm olsa bininde de senin eşin olmak isterim. İyi ki sen benim canımsın, canımdan öte parçamsın....

Evlendik biz...Esas adam ve ben ikimiz bir aile olduk. Emek emek kurduk yuvamızı.. Çok bekledik bu günleri yaşayabilmek için. Her şeyi gönlümce veren Allah'ıma şükrediyorum her yeni güne eşimle uyandığım için. Tüm bu süreçte yanımızda olan ailelerimize, mutlu günümüzde bizlerle olan sevdiklerimize ve kalbi bizlerle atan herkese sonsuz minnet ve teşekkür borçluyuz.
Dahası aslında biz çok büyük bir aile olduk....
Evlilik güzel şey, aşkı falan da öldürmüyor:) Her yeni gün, eşimi daha çok sevmem için yepyeni bir nedenim oluyor. Bu sabah soğuk havada yürüyerek işe gittiği için mesela.. İşten gelirken "Aşkım bir şey istiyor musun?" diye sorduğu için.. Hatta "Yine mi patates bitti ya!" diye hayıflandığı için, aylık alışveriş dönüşünde torbaları can havliyle asansöre yüklediği, ne kadar temizlik yapsam da bir kez olsun evin temizlendiğini anlamadığı, sevdiği yemek piştiyse sofrada daha bir neşeli olduğu için seviyorum onu....
Şimdilerde, Konya'da yaşıyor olmamıza adaptasyon sürecini atlattım. Zaten evden pek dışarı çıktığım da söylenemez. Sanki evimiz Papua Yeni Gine'de de olsa benim için pek değişen bir şey olmayacakmış gibi:) İzmir ve eşrafını özlemiyor değilim ama alışıyorum. Evliliğe alışma gibi bir problemse hiç yaşamadım. Sanki tüm düzenim zaten "O"ymuş...  İyi ki "O" var...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...