Ana içeriğe atla

12'den Vurdum..

Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallarken...
Guguklu Saatten Ninniler blogunun mütevazi kalemi sevgili "Cam Misket"; beni blog aleminin yeni furyası DART ÖDÜLÜ'ne laik görmüş..Böylelikle blogum da 12'den vurmuuuş..Hikayede burada bitmiiş :)
Ta da da daaa! AHANDA ÖDÜL :))))

Öte yandan öyle "kaptım kaçtım" bir ödül değilmiş bu...Bazı yükümlülükleri de kabul ediyorsunuz ödülü alınca :))
1. Ödülün fotoğrafını yayınlamak
2. Size ödül veren blogun bağlantısını eklemek
3. Bu ödülü 15 bloga dağıtmak

Benim öyle ödül dağıtırken herhangi bir kıstasım olmadı açıkçası...Zira hepinizi çok seviyorum, hepinizi takip etmeye çalışıyorum, hepinizi bla bla, hepinizi bla bla...:)

1.Dördüncü Tekil Şahıs
2.Bilgicellim
3.Esen Kızın Yeri
4.Fildişinden Kule
5.Cümle Uydurukçusu Çocuk
6.Yeşil Elma Sarı Limon
7.Kadifeli Kahve
8.Uzaklarda Arama
9.Uzun Saçlı Kel Adam
10.İlginçtrak Bir Çocuğun Müsvettesi
11.Grilady
12.Persephone Güncesi
13.Ben ve Yolculuğum
14.Hayalbemol
15.Titania'nın Çöplüğü
Umarım ödüller sahibine ulaşır.
Öpüldünüz...


Yorumlar

  1. enee ne cabuk eheheh tesekkur ettım kuzumm :))

    YanıtlayınSil
  2. Canım şeker blogerim benimmm :))
    İlk alan ben oluyorum sanırım ödülümü :) Çok ta teşekkür ediyorum sana..
    Kocaman sevgilerimle .. :*

    YanıtlayınSil
  3. Teşekkür ederim tatlımm.
    Ben de en kısa zamanda dağıtırım ödülümü :)

    YanıtlayınSil
  4. Çooook teşekkür ederim... Hemencik yerine getireceğim ödülün şartlarını... Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  5. Sevgili Pembiş yemek de yemek bloğununu sahibi Hakkı Karadeniz ve sen bu ödülü bana layık görmüşsünüz. Çok teşekkür ederim. Hediyeni kabul ediyorum ve seni kocaman öpüyorum. En kısa sürede senden ve Hakkı Bey'den almış olduğum bu ödülü ben de blogger arkadaşlara dağıtacağım. Sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
  6. Ay canim beniim cok tesekkur ederim ben de dagiticam en kisa zamanda :*

    YanıtlayınSil
  7. Çok teşekkürleer :) En kısa zamanda ben de dağıtıcam.

    YanıtlayınSil
  8. Asıl ben sizlere teşekkür ederim; bloguma böyle güzel değerler kattığınız beni yalnız bırakmadığınız için :(

    Duygusala bağladım gene; def..! :)

    YanıtlayınSil
  9. Biraz geç oldu ama beni de unutmadığın için çoook teşekkür ederim :)

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

instagramda takip et

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mehmet Aydın Bıttım Sabunu Tecrübem

Başım dertte!

Ama öyle mecazi anlamda falan da değil; gerçek anlamda "başım dertte".
İnternette saç bakım ürünleri adı altında ufak bir araştırma sonucunda karşınıza ilk etapta; Head&Shoulders; akabinde de yüzde yüz doğal olmasının yanı sıra; saçlar için de kökünden ucuna kadar aklınıza gelip gelebilecek her türlü derde deva olduğu vaad edilen hatta ve hatta sivilce,sebum oluşumuna neden olan faktörleri ortadan kaldırdığı iddia edilen bir sabun olan "bıttım sabunu" karşınıza çıkıyor.
Evet ne demiştim? Hıh başım dertte! Öyle bir halt yedim ki görseldeki bayan arkadaşı size saçlarımın an itibariyle sahip olduğu görünümü imaje etmek amaçlı paylaşıyorum...
Şimdi gelelim saçımın nasıl böyle evrim geçirdiğine!
Elidor'un kalitesinin iyice yerin dibine battığını gözlemledikten sonra; ben de saçımı ne ile yıkamam gerektiğine dair araştırmacı gazeteci kişiliğimi devreye soktum ve bıttım sabununu keşfettim derken; kendime markası Mehmet Aydın Bıttım Sabunu edindim. Neyse…

Bebek günlük programı, günaydın rutini

Bebeklerin en sevdiği şeylerden biri de düzendir. Bir sonraki aşamada ne olacağını tahmin etmek onlara kendini güvende hissettirir. Size ve bebeğinize en uygun rutini belirlemek ikiniz için de hem kaliteli zaman, hem de zaman tasarrufu anlamına gelir.
Sinyallerinizi güçlü verin. Bebeğinize bir günaydın rutini oluşturun. Her sabah aynı neşeli şarkıyı söyleyebilirsiniz veya sizden gelen sevgi dolu bir günaydın dileği onu yeni güne heyecanlandıran bir uyarıcı olabilir. Emziriyorsanız, kahvaltıdan önce anne sütü vermeniz gerektiğinden, bunu keyifli bir anne bebek zamanına çevirin. Bugün havanın ne kadar güzel olduğundan, kahvaltıda ona neler hazırlayacağınızdan, gün içinde birlikte yapmayı planlandığınız aktivitelerden bahsedin. Bunları yaparken, bebeğinizi hem emzirin hem de göz temasınızı kaybetmeyin. Bebeğiniz sizi anlamıyor olsa da yüzünüzdeki ve sesinizdeki mutlu ifade onu memnun edecektir. Eğer emzirmiyorsanız, aynı metodu bebeğinizi kucağınıza aldıktan sonra yavaş adımlarla evinizi …

Anne olma maceram

Benim anne olma maceram biraz uzun sürdü.
Oğlumdan önce iki sağlıksız hamilelik yaşadım ve zorlu yollardan geçtim. Benzer şeyleri yaşayan başka kadınların yalnız olmadıklarını ve yolun sonunda bir ışık olduğunu bilmelerini isterim. Birçoğumuzun düşük, dış gebelik, kimyasal düşük, mol gebelik gibi sağlıksız hamilelikler hakkında fikri olmuyor, ta ki başa gelesiye kadar...
İlginçtir ki; etrafımızda bunları yaşayan yokmuşcasına, sadece mutlu haberi alıyoruz bebek bekleyenlerden. Kimse kalkıp da, düşük yaptım yada kimyasal gebelik olmuşum diye haber vermiyor. Aslında öyle değil.
Birçok kadın da benim gibi mücadeleler vererek anne oluyor.
Oğluma hamileliğimden önce bir düşük bir de dış gebelik yaşadım. Her ikisinde de çektiğim fiziksel ve duygusal acıyı tarif etmem mümkün değil... Düşük sırasında defalarca hastanelik oldum. 6 ay vucudumun kendine gelmesi için bekledim. Tekrar hamile kaldığımı öğrendim ve birkaç hafta içinde dış gebelik teşhisi koyuldu. İç kanamaya sebep olduğundan, ilk ge…

Benden Geriye

Ben ile başlamayan bir cümle kurabilir miyim bunca zaman sonra bilemiyorum. Çok baharlar, çok kara kışlar yaşadım üzerine.

Saçımdaki ilk beyazımı biraz hüzün, biraz da hayatta bazı şeyleri başarmış olmanın getirdiği vakurlukla karşılayalı çok oldu mesela. En önemlisi anne oldum ben. Hakkında fersah fersah yazsam tarif edemeyeceğim mutlulukları yaşatan oğlumu koynuma alalı tam bir buçuk yıl oldu. Adı Gökalp. Gök gibi mavi, Alp gibi yiğit bir oğlan, benim oğlum... Anne olunca tamamlanıyor insan.

Annem öldü benim. Bir buçuk ay önce. Annesi ölünce yarım kalıyor insan. İşte bu yüzdendir ki anne olduğumda ve annem öldüğünde anladım ben hayatı...

Tüm bu geçen zaman içinde; benden geriye orta yaşlarına merdiven dayanmakta olan, bir kadın, bir anne, bir hayat mücadelecisi kaldı.

Çocuk yap baskısı

Mezun olmuş, çalışma hayatına adım atmış her kadına; önce evlilik sonra da çocuk sahibi olma konusunda toplum baskısı dayatılıyor.
Eğer bunlar gerçekleşmişse, kadın kendini "İkinci çocuğu ne zaman yapmalıyım?" sorusunu sorarken buluyor. Çünkü aynı toplum, bu sefer ikinci çocuk kararını merak ediyor. 
Daha ilginci, cinsel ilişkinin tabu olduğu toplumumuzda, evli çiftlerin çocuk sahibi olma konusundaki kararlarının, olur olmadık kişilerce sorgulanıyor olması.
Çocuk yap baskısı; evlen artık baskısı ile ne zaman kardeş yapıyorsunuz baskısının arasında yer alır. Diğerlerinden daha can sıkıcıdır. Şimdilik düşünmüyorum cevabını kabul etmez. Çocuk evin neşesi, bak falanca da yeni doğurdu, yaşın geçiyor, ilerde kafan kaldırmaz ile devam eder. İnsanlar içten içe  çocuğunuzun olmadığını düşünürler, siz de öyle düşündüklerini bilirsiniz ama kimse bunu dile getirmez, bu yazısız bir kuraldır.
Halbuki bir kadının çocuk sahibi olmamak için birçok sebebi olabilir. Anne olmak istememesi, kendini …

Kına gecesi için değişik fikirler... Kına hazırlıkları Part:1

Aslında bloglarda yer alan bu tarz yazılar; düğün mevsimi olan yaz aylarının habercisi ilkbaharda patlak verir:) Ama bende biraz erken patlak verdi vesselam:) Hep söylerim; "canım tez" malum..Anneanneme çekmişim...

Kınayı evde yapmayı düşünüyorum zira düğün salonlarına kitlenen "kına geceleri" bana pek samimi gelmiyor.Kravatını çekiştirerek ne kadar sıkıldığını belli eden beyler, her şeyin prosedür şeklinde ilerlemesine sebep olacak "bitse de gitsek" düğün organizasyoncuları ve -nasılsa 2 gün sonra düğün var- mantalitesiyle kınaya teşrif etmeyerek masaları boş bırakan uzaktan akrabalar...Nahoş bir hava eşliğinde sürüp gitmekte olan bu merasimde; olayın aslını göremeyen "mutlu gelin"...

Böyle olsun istemiyorum kınam.Sanırım davetli olduğum kına gecelerinin akibetinin böyle olması kararımdaki en büyük etken..Kendi evimde olsun istiyorum gelin kınam,baba ocağında:) Kendi aramızda, samimi, kız kıza kadın kadına bir eğlence, tüm detayları incelikle d…

Çeyiz Hazırlıkları: Ikea Alışveriş Listem!

Şu sıralar Ikea'da arka arkaya birkaç şeyi beğendikten sonra; kendime bir Ikea alışveriş listesi hazırlayıp; birkaç parça şeyi daha çeyizime eklemeye karar verdim:) Pazartesi Esas Adam İzmir'e döneceğinden; hazırlıklarda dolu bir hafta sonu olacak, anlayacağınız yoğun bir hafta sonu beni beklemeye, şimdiden sevinçten eteklerim zil çalmaya başladı bile.E şimdi çocuk askerden dönmüş, "sen tut ilk günden Ikea'nın yolunu tut" yapamayacağımdan; en kısa sürede temin edilmek üzere kendi kendime mini bir liste hazırladım.Bu sefer çeyiz listemi Esas Adam'la beraber almaya gitmek istiyorum.Şayet; bu askerlik süresince bütün çeyiz alışverişlerimi onsuz yaptım :( Yalnız kaldım yalnız:( Neyse; zaman intikam zamanı...Bütün aldıklarımı tek tek göstericem geldiğinde; eksiklerimi-alışveriş listelerimi sayıcam bir bir, sonra beraber gidicez inşallah bişey almaya giderken :) Sonuçta bunlar ne kadar benim çeyizlerimse bir o kadar da onun çeyizleri :) De mi ama?
DRÖMLİK kokulu m…

Anneliğin ilk yılı, bebeğim 1 yaşında

🎈Ben bu yıl hayatımın en güzel günlerini yaşadım.
🎈Meğer ben anne olmamışım; içimde bir yerde anneymişim. Sevgiymişim, sabırmışım, şükürmüşüm, duaymışım, sütmüşüm, ninniymişim, masalmışım.
🎈Topuklu ayakkabılarım hiç olmamış, tırnaklarım hep kısaymış, evel ezelden saçım dağınıkmış, tshirtümde mutlaka bir leke varmış, uykuyu sevmezmişim, ayaklarımı da kullanirsam dört kolum olurmuş. Koynuma dünyanın sevgisini, şefkatini, ilmini, merhametini sığdırırmışım.
🎈Sen ise hayata öyle güzel, mutlu, içten, sıcacık bir gülümseme ile tutunurmuşsun ki daha doğduğun an koca bir çınar olurmuşsun annene.
🎈Sen büyüdükçe anılarımız da büyüyor, evimiz neşeyle doluyor. Birgün gelecek şimdi başardıklarından çok daha fazlasını başarıyor olacaksın ve biz seninle her zamanki gibi gurur duyuyor olacağız.
🎈Güvercinlere buğday atıp arkalarından koşuşturduğumuz gibi, herşey sen hep gül diye...

🎈Doğum günün kutlu olsun, oğlum...
Günlüğümden, 28 Kasım 2019

Pancar sebzelerin en keskinidir...

Doğduğumuz zaman yuvarlak, keskin, saf bir yüzümüz vardır. İçimizde evren bilincinin kırmızı ateşi yanar durur. Ama yavaş yavaş bizi, analar babalar yer; okullar yutar, sosyal kuruluşlar emer, kötü alışkanlıklar kemirir, yaş ise tüketir. Sindirildiğimiz zaman, tıpki ineklerdeki gibi altı mideden geçtiğimiz zaman, pis bir kahverengi tonunda çıkarız.

Pancardan almamız gereken esas ders şudur: İnsan, yanağındaki ilahi renge, içindeki doğal pembeliğe sarılmalı; yoksa kahverengiye dönüşür. Kahverengi olmak da, insanın masmavi kesildiğinin resmidir. Onun da ne anlama geldiğini bilirsiniz;
Çivit.
Çivitiyor.
Çivitti.
(Tom Robbins'in Parfümün Dansı adlı romanından...)

Fötr şapka da neyin nesi?

28 Mayıs evlilik yıldönümümüz, esas adamı ilk gördüğüm ve aşık olduğum andan itibaren geçen dolu dolu 6 yılın ardından; aşkımız minik bir bedende atacak kalbi, canlı bir kanıtı hak ediyor artık... Bir bebeğimiz olsun istiyorum. Biraz benden, biraz esas adamdan, biraz da nereden geldiğine anlam veremeyeceğimiz kendine has özellikleriyle; şöyle ortaya karışık minik bir kalp. Ailemize yeni nefes, evimize üçüncü, bir gürültücü.. Akşamları eve gelişini iple çekerek geçti ilk yılım, kalan ömrümün de bu şekilde geçmesini diliyorum. Evet kapıyı açtığımda Marilyn gibi olmayabilirim, kendisi de fötr şapka ile gezmiyor ortalıkta ama her kapıyı açtığımda gözlerimin içi gülüyor, umarım bunu farkediyordur... Fötr şapkanın bir anlamı yok yani... Grand tuvalet de olsan, ev temizliğinden kalan eski pijama altı ve klorak lekesi bol temizlik tshirt'üyle de olsan "belirtmeliyim ki her kadının mutlaka böyle klorak lekesinden geçilmeyen bir temizlik tshirtü vardır" kapıyı açtığında gözlerinin…