Hayatım boyunca süren yazma isteğimin, hiçbir zaman bir düzen içerisinde ilerlemeyen ve her seferinde de; başarısızlıkla sonuçlanan günlük tutma çabalarımın sanal alemdeki yansıması...

Bildiğim en doğru yerden başladım yazmaya, kendimden.

13 Mart 2014 Perşembe

Hep Küçük Bir Kız Çocuğu Olarak Kaldım Ben...

Hayatımızda çoğu dönemi iç karmaşaları halinde yaşarız, acı'nın ve tatlı'nın bir arada yaşandığı fani ömürlerin
gelip geçici kırgınlıkları, kızgınlıkları, alabildiğine diz boyu bir iç karmaşası...
Hep küçük bir kız çocuğu kaldım ben, hoş; büyük bir kız çocuğu olduğum da söylenemez.Yine de 23 yaşımın haleti ruhiyesine rağmen pek de büyümedim. Büyümemekten değil de; kendi mutluluklarımı ve beni mutlu eden her şeyi hep daha net gördüm, nerede bir acım,kızgınlığım,kırgınlığım varsa hepsini yerin dibine gömdüm...

Hep toz pembe baktım hayata, işte bu yüzden bir delinin defteri değilim; pembe bir defterim ben aynı zamanda.Hep pozitif olmaya çalıştım.Hayata tutunmayı  ve bir o kadar da kendi ayaklarımın üzerinde durabilmeyi; dahası dik durabilmeyi çok küçük yaşlarda öğrendim.

Apartman hayatına sıkışmış bir çocukluktu benimkisi.Hep böyle anarım kendi çocukluğumu.Hasta bir anne, zor şartlar altında alın terinin emeğiyle çalışan işçi bir babanın tek çocuğu, küçük bir kız çocuğu olarak dünyaya geldim. Tek çocuk olmama rağmen kendimi bildim bileli kalabalık sayılabilecek bir ailenin en küçük üyesi oldum, hayatın getirisiyle anneanne,dede,anne,baba,çocuk şeklinde sıralayabileceğim sıfatların çocuk olanıydım, küçük bir kız çocuğu...

Hiç değişmedim, hep o kendimi nitelendirdiğim sümüklü küt kesim saçlı kız çocuğu olarak kaldım kendi içimde.Dedim ya nerede bir acım,kızgınlığım,kırgınlığım varsa onları görmezden gelmeye devam ederim ben, galiba insan mutlu olduğu şeyleri düşündükçe kendini çok daha iyi hissedebilmek için elle tutulur mutluluklar topluyor avuçlarında..Hayata baktığım toz pembe penceremin önünden topluyorum onları ben..Şu sıralarda avuçlarımda tuttuğum en ağır mutluluğum 18.04.2014 nişan tarihim..

Kafamı bununla meşgul etmek; toz pembe penceremin manzarasını güzelleştiriyor.Bazen büyük mutluluklarımın, başkalarının küçük mutlulukları olmasına gönlüm razı olmuyor,bencillik mi benimkisi? Bilemiyorum..

Davetiyeleri bin nazla seçti sözlüm, bu tarz şeylerden pek hoşlanmadığını biliyorum bilmesine de hani bir söz vardır "mutluluklar paylaştıkça çoğalır" , öyle olsun istiyorum ben de..Ömür boyu öyle olsun istiyorum ve öyle olması için dua ediyorum...

Çünkü; mutlu bir ömür dilemek benim hakkım...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥ dahiyane fikrini paylaş ve görevi son ütücüye devret ♥♥♥

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...