Hayatım boyunca süren yazma isteğimin, hiçbir zaman bir düzen içerisinde ilerlemeyen ve her seferinde de; başarısızlıkla sonuçlanan günlük tutma çabalarımın sanal alemdeki yansıması...

Bildiğim en doğru yerden başladım yazmaya, kendimden.

21 Şubat 2014 Cuma

SÖZLÜLÜK DÖNEMİ: Peki Şimdi BeNi NeLeR BekLiyoR?

TatLı BiR TeLaş, SözLeNmek'te anlattıklarının devamı gelmemiş dediler, efendime söyleyeyim ben de ''bir söz'den sonra neler oldu'' turu hazırladım.Ne oldu ne bitti kısmından çok, yazacaklarım kafamda bir altın kurallar zincirine dönüşmeye başladı yavaştan. Buyurun buradan;

24.08.2013 tarihli söz telaşı yerini sözlülük dönemine bırakıyor.Bu sırada aileler iyice kaynaşıyor,sözlünüzle ilişkinizi pekiştirmesi  ve daha da bir ciddileştirmesinin yanısıra bir de ''aileler'' faktörü giriyor işin içine..Tabir-i caizse; o kısım tamamen şans işi bence.Sözlendiğiniz andan itibaren; birkaç aşamalı ruh halleri geçirerek kendi altın kurallar zincirinizi oluşturmaya başlıyorsunuz.Benim ruh hallerime gelince;

ALTIN KURAL 1: İŞİNİZİN TAMAMEN ŞANSA KALDIĞI

Benim şansım yaver gitti, hoş gerçi şüphem de yoktu.Çünkü birini seviyor olmanızın en önemli nedeni zaten onu ''O kişi'' yapan herşeydir ve onun ''O kişi'' olmasında en büyük rol ailesinindir. İster istemez anne ve babanın imzasını taşır bir çocuk, ben hep buna inanırım.Sonuç olarak; sevdiğiniz kişi de böyledir, anne baba imzalıdır, aksi mevcut ise bir şanssızlıklar silsilesinin içine doğru sürükleniyor olmanız an meselesidir zaten...

ALTIN KURAL 2: OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL!

Diyelim ki sonunda sen de el içine karıştın..Yapmacık olma! Bırak seni olduğun gibi görsünler..Neyin eksik canım..Şu hayatta en zor durumda olan erkek, iki kadının arasında kalan erkektir, dahası da yok..Hele bu iki kadından biri eş, diğeri de anneyse :) Sözlendim dediğin an ilk soru genelde şu olur: Kaynanan nasıl?
Geçsinler bu eski kafalığı, hangi devirde yaşıyoruz canım, tabi ki de iyi olacak.(Yeri gelmişken; kocaaamaaan bir öpücük;  Müş anneme ''nam-ı değer kayınvalidem'e )Madem el içine karıştın; en basit formülü söyledim zaten, olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol! Arkası çorap söküğü...

ALTIN KURAL 3: YAŞLILIK PSİKOLOJİSİNİ KABULLEN!


Yaşın her ne olursa olsun; bir uhuvvet çöküyor üzerine ve bir bayan olarak ''KART''laştım korkusu damarlarında dolaşmaya başlıyor.Benim yüreğime öküz oturmuştu ilk zamanlar desem yeridir, hoş kimseye belli dahi etmedim ama içten içe o psikolojiye bürünüyor insan.Aynadaki toy kız bir anda bir bayan oluyor nası oluyorsa.Bir günde yaşlanıyorsun canım, bir günde.O yüzden biran evvel yaşlılık psikolojisini kabullen, hayatının bu bölümünde çok da takılıp kalmanın alemi yok, sonuçta ekmek bile bayatlıyor dimi ama :)))



ALTIN KURAL 4: NİŞANA, DÜĞÜNE ÇOK KAFA YORMA!

Aslında bu kısım hayatın geneli için de geçerli.Sen sen ol; hayatta hiçbir şeye çok kafa yorma.Düşün düşün, YOK'tur işin derler malum:) İsteme, söz kısmı her türlü atlatılır atlatılmasına ama, bu sefer de insanın içinde bir nişan telaşı başlıyor.Yok tarih belirle, yok hangi salonu tutmalıyım, ne giymeli ne takmalı nasıl makyaj yaptırmalıyım, kimleri çağıralım vesaire uzun bir ''Kafamda DeLi SoRuLaR Listesi'' oluşturmuş olacaksın benim gibi, gerek yok su akacak yolunu bulacak.Baktın önüne geçemiyorsun, kafanı dağıt canım sende ne bileyim film izle zaman öldür, çikolata ye mutlu ol bu kadar basit.

Sevgiyle KaL...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...