Hayatım boyunca süren yazma isteğimin, hiçbir zaman bir düzen içerisinde ilerlemeyen ve her seferinde de; başarısızlıkla sonuçlanan günlük tutma çabalarımın sanal alemdeki yansıması...

Bildiğim en doğru yerden başladım yazmaya, kendimden.

27 Şubat 2014 Perşembe

ÖYLE BİR ŞEY YAZMALIYIM Kİ...Blogum Üzerine: Karman-Çorman; Saçma-sapan Karalamalar...Nedir benim akıbetim?

Öylesine bir şey yazmalıyım ki benim için yazmak değil, ortaya çıkan bir yazı değil,senin için ise okumak
değil..Öylesine bir şey olsun işte, bir anlamı olmasın mesela, bir alt mesajı olmasın, kendim çalayım kendim oynayayım bugün..Bir girişi,gelişmesi ve sonucu olmasın bu kez, tüm "bilmiş abla"lığımla hiç çekinmeden uydurduğum bir edebiyat türüne öncülük edeyim fütursuzca...

Bir paragrafta bin konu olsun, sonucu da bir yere varmasın istedim.Ucu açık kalsın kelimelerin ve okunurken nereye çekersen oraya gitsin.
Hafızaların, düşüncelerin, kuruntuların, ideallerin karmaşası kadar göreceli olmaktan geri kalmasın...

Her gün be gün yeni bir yazı paylaşmak konusundaki tutarlılığım dur durak bilmeksizin devam ediyor; ki bugün düşündüm...Nedir benim akıbetim?
Blog yazmak için başlamadım aslında yazmaya, yazma şevkimi geri kazanabilmek için bir blog açtım kendime, aslında Temmuz 2013'ten beri aktif durumda fakat kendim pek aktif olamamışım; ta ki şu sıralara kadar...Zannedersem yazma şevki denilen şeyin geri gelmesi epeyce zaman alıyormuş :)

Şu sıralarsa yazma isteğinin tavan yaptığı yere tahtımı oturtmuş durumdayım, lakin divan edebiyatı yapmaya da pek niyetim yok! Yani bildiğimi okurum ben,öyle de olmalı.Bir cümlenin ifade ettiği benim anlatmaya çalıştığımdan çok senin ona yüklediğin anlamdır her zaman. Dolayısıyla sen nası istersen o yöne gitmeli yazdıklarım; bir sorunun, bir olayın, ya da ilerleyen bir paragrafın en önemli yanı istediğin yere çektiğinde gelebilecek olabilme kapasitesi, daha da net betimlemek gerekir ise adeta tablolaştırılabilitesidir. Yazdıklarımı okurken; ne kadar tablolaştırılabilirsen o kadar başarmışım derim kendime.

Nedir benim akibetim? İşte bu-dur herhalde..Bu düşüncelerle ilerliyorum kafamda, saçma sapan karalamalar olarak nitelendirdiğim her şey aslında kafamdakilerin bir yansıması. Elbet ben de güzellik sırları, makyaj, pul koleksiyonu,günlük temalı ya da bir gezelim görelim blogu yazabilirdim ama düşünüyorum da sanki yavaş yavaş Bir DeLiNiN Pembe DefteRi'ni kendimden pay biçtiğim, uzun uzadıya anlatılacak kafamda deli sorular listelerinin yanı sıra yeri geldiğinde dünya barışı için savaşabilecek kapasitede bir "iç kargaşası" haline getirdim. Sosyal blog olma maceram'ı atlattıktan sonra bunları da karalama defterime eklemenin zamanı gelmişti...

Geçmişti...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥ dahiyane fikrini paylaş ve görevi son ütücüye devret ♥♥♥

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...