Hayatım boyunca süren yazma isteğimin, hiçbir zaman bir düzen içerisinde ilerlemeyen ve her seferinde de; başarısızlıkla sonuçlanan günlük tutma çabalarımın sanal alemdeki yansıması...

Bildiğim en doğru yerden başladım yazmaya, kendimden.

18 Şubat 2014 Salı

Dünyanın döndüğünü hatırlatan tat: Kahvedir :)

Kahve neden bana dünyanın döndüğünü hatırlatır?Bazen olur ya ''MECBURİYETTEN'' yaptıklarımız, ya da daha doğru bir deyişle yapmak zorunda olduklarımız, sabah erken uyanmak da bunlardan biri olsa gerek...

 Bugün nedense sıcak yatağımdan kalkıp işe gitmek bana ayrı bir zor geldi, aslında şunu da farkettim; genellikle gün içinde yapmak istediğim eğlenceli bir programım yok ve bir delinin pembe defteri aslında o gün; bir delinin ot defteri ise;) böyle yataktan çıkmak dahi istemiyorum..

Sanki yataktan kalkmadım, yataktan bedenimi yerlere sürükledim desem yeridir.Bazen uyandıktan sonra kendimi bir anda büroda buluyorum, sihirli bir değnek alıp beni işe götürmüş gibi.Ne zaman hazırlandım çıktım, metropol trafiğinin kalabalığına bir parça da kendimi ekleyip; otobüse metroya nası bindim ve oturabilmek için nası azimle mücadele ettim o sahneler uykulu halimden olsa gerek; günün en silik kısmı olarak kalıyor hafızamda.Ne yazık ki, bir çoğunuzun da durumunun bu olduğunu düşünerek en azından kendimi yalnız hissetmiyorum.

 İşte bu yüzden, tüm anlattıklarımın getirisi ve götürüsü olarak; kahve bana dünyanın döndüğünü hatırlatan tattır.Ne zaman ki elimde kahvemle masamın başına geçerim; işte o zaman anlarım ki aslında dünya dönmeye devam ediyor.Beni sihirli değneğin iş yerine kadar nasıl götürdüğü, metropol trafiğine bir de benim eklemem dünyanın çok da umurunda sanki.. O kadar büyük ki dünya ; Bir yerde bir bebeğin doğduğu anda, bir yerde de bir insan ölüyor..Ben ise bir bardak kahve ile bugünüme de merhaba diyorum..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...