Hayatım boyunca süren yazma isteğimin, hiçbir zaman bir düzen içerisinde ilerlemeyen ve her seferinde de; başarısızlıkla sonuçlanan günlük tutma çabalarımın sanal alemdeki yansıması...

Bildiğim en doğru yerden başladım yazmaya, kendimden.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Bir DeliNiN Pembe DefteRi : Kimim BeN ?

Birşeyler yazmayı hep sevdim...Okul defterlerinin arkasına ya da bir heves alınmış günlüklerin ilk sayfalarına birşeyler karalayıp durdum hep.Ama gel gör ki, hiçbir zaman bir düzen tutturamadım...

Yine de hep sevdim yazmayı.

Blog sahibi olmak konusuna gelince, tabiri caizse; kendimin patronu olabileceğim sanal köşem diye adlandırmak isterim.Benim için önemli olan bu, dilediğimi dilediğim an, hiç tanımadığım insanlarla paylaşıp anlatabiliyor olmak, gerçi bu takip edilip edilmemek ile alakalı ama en azından bu duyguyu yönetmek isterim
Nereden başlayacağım konusunda çok düşündüm, demek isterdim ama, hiç düşünmedim.İnsan birşeye başlamadan önce çok düşünürse sanki pek hayrı olmuyormuş gibi.

En doğru başlangıç 'ben'im. Kendim. 91 yılının Eylül ayında bir sonbahar gününün tüm karamsarlığını üzerime pelesenk edip, ailemin Pazar tatilini İzmir Fuarı'na giderek değerlendirmek istemesine tepki olarak doğdum.
..
Kendimi ilk hatırladığım sahne, dedesinin çalışma odasındaki antika masayı tükenmez kalemle çizen, küt kesim kumral saçlı, beyaz tenli kız çocuğu.Nedense ilk bunu hatırlıyorum, masayı çizmenin verdiği -yasak- duygusunun verdiği korkudan olsa gerek.

Her 90 kuşağının yaşaması gereken sıradan çocukluğu yaşayarak geçti o yıllar, dönüp baktığımda zaman zaman geri dönmek ve tükenmez kalemle çizmek istediğim bir antika masadan ibaret şuan benim için.

Gün geldi okullar bitti, gün geldi çalışmaktan memnun olduğum bir işim oldu, mutluyum uzun lafın kısası.Herkesin yirmili yaşlarında isteyebileceği bir mezuniyet, evlilik yolunda ilerleyen mutlu bir ilişkim, söylediğim gibi bir parçası olmaktan mutlu olduğum bir işim de var şimdi.

Açıkçası şuan yazdıklarımın samimiyetiyle doğru orantılı oldukça gerginim.Genel anlamda geçimsiz, donuk bir tip olmam dolayısıyla kendimi ve içdünyamı insanlara açmak konusunda gerçek hayatta pek başarılı olduğum da söylenemez.Arkadaşlarımı hatta mahalleden selam verip vermeyeceğime dair karar vermek amacıyla komşularımı dahi uzaktan gözlemleyerek kendim seçtim, tanıdım, öylelikle hayatıma aldım. Blog yazarlığında ise bu kadar samimi bir başlangıç benim için ağır oldu desem yeridir vesselam..

Sonuç olarak, kendimce iyi başlangıca imza attığımı düşünüyorum, dediğim gibi başlamam gereken yer en iyi bildiğim yer -ben- olmaydım.

Amaç sadece kısa bir  ''Merhaba'' demekti..Şimdiden; söylediklerim ve söyleyeceklerim için;

Sürç-i Lisan Ettiysek Affola...


1 yorum:

♥♥♥ dahiyane fikrini paylaş ve görevi son ütücüye devret ♥♥♥

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...